T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2008/7842
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasıni İsteyen :
Vekili : Av.
Davalı :Bayındırlık ve İskan Bakanlığı -ANKARA
Davalı İdare Yanında Davaya Katılan : ... Tersane Girişimcileri San. Tic. A.Ş.
Vekili : Av.
İstemin Özeti : Yalova İli, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinde 05.06.2008 tarihinde 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca onaylanan 1/1000 ölçekli dolgu alanı uygulama imar planının iptali ve yürütmenin durdurulması istemine ilişkindir.
Savunmanın Özeti : Yargı kararının uygulanması amacıyla yapılan imar planının 3621 sayılı Yasaya uygun olduğu, davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İdare Yanında Davaya Katılanın İddialarının Özeti : Davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi : Yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ... Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü.
Dava, Yalova İli, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinde 05.06.2008 tarihinde 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca onaylanan 1/1000 ölçekli dolgu alanı uygulama imar planının iptali ile yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7.maddesinde, "Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularla ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir.
Bu gibi yerlerde doldurma veya kurutmayı yapacak ilgili idarenin valiliğe iletilen teklifi, Valilik görüşü ile birlikte Bayındırlık ve İskan Bakanlığına gönderilir. Bakanlık konusuna göre ilgili kuruluşların görüşünü de almak suretiyle teklifi inceler. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanır. Bu gibi yerler için yapılacak planlar hakkında İmar Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak bu planlar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar ise anılan Kanunun 7'nci maddesine göre tasdik edilir" hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Yalova İli, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinde "Tersane Alanına" ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 28.4.2005 tarihinde 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca onaylanan 1/1000 ölçekli dolgu alanı imar planı ile 27.4.2006 gününde onaylanan Tersane ve Dolgu Alanı İlave İskele 1/1000 ölçekli imar planının iptali istemiyle açılan davalarda, Danıştay Altıncı Dairesinin 4.4.2008 günlü, E:2005/5561, K:2008/2217, E:2005/6164, K:2008/2219, E:2005/5259, K:2008/2218, E:2006/5084, K:2008/2220 günlü kararları ile uyuşmazlık konusu dolgu alanın Altınova ve Subaşı Belediyesi sınırları içinde kalması nedeniyle anılan belediyelerce imar planına ilişkin uygun görüşlerin valilik teklifi ile birlikte Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'na sunulması gerekirken, dava konusu 1/1000 ölçekli dolgu alanı imar planı onandıktan sonra 10.2.2006 günlü, 2006/27 ve 5.5.2006 günlü, 2006/60 sayılı Altınova Belediye Meclisinin, 7.6.2006 günlü, 17 sayılı Subaşı Belediye Meclisi kararları ile uygun görüş verilmiş ise de, 1/1000 ölçekli dolgu alanı imar planı yapılmadan önce alınması gereken uygun görüşün; Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca anılan planın onaylanmasından sonra verilmesinin 3621 sayılı Yasanın 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle imar planlarının iptaline karar verildiği, bu arada uyuşmazlık konusu dolgu alanının Subaşı Belediye sınırları içerisinde kalan Ova Mevkiinin 7.9.2006 günlü, 2006/101 sayılı Altınova Belediye meclisi kararı ile Altınova Belediyesi sınırları içinde dahil edilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Bursa 3. İdare Mahkemesinin 11.6.2007 günlü, E:2007/93, K:2007/823 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 12.2.2008 günlü, E:2007/7256, K:2008/968 sayılı kararı ile onandığı, böylece dava konusu dolgu alanı imar planının sadece Altınova Belediyesi sınırları içindeki taşınmazları kapsadığı, Altınova Belediye Meclisi'nin 7.5.2008 günlü, 2008/39 sayılı kararı ile anılan yargı kararları gereği usulü eksikliğin giderilmesi amacıyla daha önce hazırlatılmış olan ve belediye meclisince onaylanan üç adet planın bütünleştirilerek sayısal paftalar üzerinde belediyece hazırlatılan 1/1000 ölçekli tersane dolgu imar planı, plan raporu ve plan hükümlerinin hazırlandığı şekliyle uygun olduğuna karar verildiği, dava konusu 5.6.2008 günlü, 4794 sayılı işlem ile Altınova Belediye Meclisinin 7.5.2008 günlü, 2008/39 sayılı kararı ile (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 10.3.2009 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğünde kayda geçen yazı ekindeki 9.3.2009 günlü, 1767 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü'nün Hukuk Müşavirliğine hitaplı yazısında 5.6.2008 tarihinde Bakanlıkça onanan dolgu alanı imar planı ile ilgili Altınova Belediye Meclisi kararının 7.5.2008 günlü, 2008/39 sayılı olup, Belediye Meclisi kararı sayısının sehven 2008/11 olarak yazılmış olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır) yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 3621 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca tersane ve iskele dolgu imar planının onandığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan; yargı kararı ile iptal edilen 28.4.2005 ve 27.4.2006 tarihli dolgu alanı uygulama imar planlarına esas alınan 15.10.2004 günlü, ... sayılı (Ek-1) Genelkurmay Başkanlığı'nın Bayındırlık ve İskan Bakanlığına hitaplı yazısı ile, proje sahasının 1/1000 ölçekli batimetri haritasının belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanarak Genelkurmay Başkanlığı'na gönderilmesi gerektiğinin 1/1000 ölçekli planlara "plan notu" olarak ilave edilmesi kaydıyla, faaliyetin müteakkip aşamalarına geçilmesinde herhangi bir sakınca görülmediğinin belirtilmesine karşın, yine Genelkurmay Başkanlığı'nın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'na hitaplı 14.8.2006 günlü, ... sayılı yazısında ise, "Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 25.5.2006 tarihinde Yalova İli, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinde yapılması planlanan tersane alanına ait dolgu alanı imar planı hakkında görüş istendiği, yapılan inceleme neticesinde anılan tesisin yapılması istenilen bölgede, 2565 sayılı Yasa uyarınca ilan edilen askeri yasak bölge ve güvenlik bölgesi bulunmadığı, ancak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın hareket unsurlarının büyük bir bölümünün konuşlanmış olduğu İzmit Körfezi bölgesinde yapılacak ilave yapılaşmalar nedeniyle oluşacak deniz trafiğinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarının manevra kabiliyetini olumsuz etkileyeceğinin değerlendirildiği, İzmit Körfezindeki yapılaşmaların ülke güvenliği açısından yaratacağı olumsuzluklar gözönüne alınarak master plan yapılınca kadar yapılaşmalara izin verilmesinin uygun olmayacağının, anılan master planında Yalova ili, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinin tersane alanı olarak planlanmasının uygun olmayacağının" belirtildiği görülmektedir.
Dairemizin 6.10.2009 günlü, E:2008/7842 sayılı ara kararı üzerine Dairemizin E:2008/6718 sayılı dosyasına gönderilen belgelerden Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 8.82008 günlü yazısı ile Genel Kurmay Başkanlığı'ndan "İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünsel (kıyı ve geri sahası) planı kapsamında alanda bulunan tersaneler hakkında görüş istenildiği, bu isteme yönelik olarak Genel Kurmay Başkanlığı'nca Askeri gerekçeler açısında herhangi bir sakınca yaratmayacağı gerekçesiyle uygun görüş verilen tersaneler arasında, davaya konu Yalova-Altınova Hersek Tersane ve İskele Dolgu İmar Planının bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda, davaya konu tersaneye ilişkin Genel Kurmay Başkanlığı'nın 14.8.2006 günlü yazısında belirtilen görüşde, belirtelin hususların master plan yapılıncaya kadar yapılaşmaya izin verilmemesine yönelik olduğu, bu bağlamda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünsel (kıyı ve geri sahası ) planının hazırlandığı, söz konusu plana ilişkin Genel Kurmay Başkanlığı'nın uyuşmazlığa konu tersane yönünden görüşünün olumlu olduğu, dolayısıyla belirtilen usuli eksikliğin giderildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu açıdan hukuka aykırılık görülmemiştir.
Alanı kapsayan 28.4.2005 onaylı ve 27.4.2006 onanlı dolgu imar planlarının iptali istemiyle Dairemizin E:2006/5084, E:2005/6164, K:2005/5259, E:2005/5561 sayılı dosyalarında, dava konusu planın yapılacak tersanenin sanayiye katkısı da göz önünde bulundurularak kamu yararına şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olup olmadığının saptanabilmesi amacıyla Dairenin 22.9.2006 günlü kararı üzerine 27.12.2006 gününde naip üye ... tarafından re'sen seçilen Prof.Dr...., Prof.Dr...., Prof.Dr.....'dan oluşan bilirkişi kurulunca yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; "Yalova İli, Altınova İlçesi, Hersek Köyü, Kumluk Mevkiinde bulunan bir kısım alanın Tersane Alanı olarak belirlenmesi için ... Tersane Girişimcileri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan başvuru üzerine sözkonusu yerde 4, 5 km uzunluğunda, 50 metre genişliğinde kıyı ve deniz alanı için valiliğin değerlendirmesi ve ilgili kurum görüşleri alınarak yapılan 1/1000 ölçekli dolgu alanı imar planının 3621/3830 sayılı Kıyı Kanununun 7.maddesi uyarınca Bakanlık tarafından onandığı, ülkemizin; 8333 km sahil şeridinde sahip olmasına ve kabotaj hakkı konusundaki duyarlılığına karşın deniz ulaşımından yolcu ve yük taşımacılığı boyutunda ülke içi ve sınır ötesi boyutunda yeterince yararlanamadığı, deniz ulaşımından yeterli oranda yararlanılması ve kalkınmaya temel olabilecek gemi inşa sektörünün gelişmesi için bu sektöre desteğin attırılması, buna paralel olarak da yeni tersanelerin yapılmasının ise bir zorunluluk olduğu, üç tarafı denizlerle çevrili olan Ülkemizde, denizyolları ile ulaşım geliştirilmesinin ve gemi sanayinin gelişmesinin, ulusal kalkınma için gerekli koşullardan biri olduğu, denizyollarının taşımacılıktaki payının artırılması ise; tersanelerin yapılmasının yanı sıra, limanların da yapılmasını zorunlu kıldığı, denizyolu ile yapılacak taşımanın karayoluna nazaran 2,5 misli daha ucuz olduğu, buna mukabil deniz taşımacılığının yük ve yolcu taşımacılığında ki payının sürekli azaldığı denizyollarının ulaşımdaki payının artırılması için yük ve yolcu gemilerinin sayılarının artırılması, bunun için de tersane sayısının ülke genelinde artırılması gerektiği bu durumun kamu yararı açısından önem arz ettiği, yenilenecek Türk gemi filosunun yurt dışında yaptırılarak döviz kaybına sebep olunmaması, yine yerli tersanelerin alacakları yurt dışı siparişleri ile döviz girdisi sağlanması, ekonomi ve istihdam açısından geri dönüşü olmayan, telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi için acilen yeni tersanalerin açılmasına zaruret bulunduğu. gemi inşa sanayinin sadece gemi yapım tesislerinden ibaret olmayıp yan sanayiyi de beraberinde getireceği, gemi inşa sanayi emek yoğun bir sektör olup ortalama 500 iş kolunu direkt olarak desteklediği, bu yan sanayi kuruluşlarının Türkiye'nin en genç ve en küçük ili olan Yalova ekonomisine canlılık getireceği gibi yurtdışı bağlantılı inşa edilecek gemiler neticesinde de ülkeye döviz girdisi sağlayacağı, tersanede doğrudan istihdam edilecek 1 kişiye karşılık yan sanayide yaratılacak istihdamın 6-7 kişi olduğu, bölgede başlangıçta 15000-20000 kişilik doğrudan bir istihdam yaratma potansiyelinin yan sanayinin katkısıyla 80000 kişiye ulaşacağı, faaliyetin bölgenin ve dolayısıyla ülkenin ekonomik düzeyini yükseltecek özellikleri taşıdığı, dava konusu İmar Planının, Kıyı Kanunu'nun 7 nci maddesi ve Kıyı Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi çerçevesinde yetkili kılınan Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik çerçevesinde, tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının da görüşleri doğrultusunda onaylandığı, plan mevzuata, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olarak hazırlandığı gibi, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda istihdama, ülke ve bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkıda bulunacağı bu yönüyle kamu yararına bir uygulama niteliği taşıdığı, Tersane ve Ek Tesislerinin dolgu alanı olarak planlanlandığı, Plan uygulama hükümlerinde dolgu yapılmak suretiyle kazanılacak arazilerin kıyı kenar çizgisinin kara tarafında bulunan alanlarla yol bağlantısının onanlı İmar Planlarıyla bütünleşecek şekilde ilgili idarelerce sonuçlandıracağının belirtildiği, bu bağlantının hazırlanmakta olan Yalova 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görüşleri doğrultusunda yer alacağı, onanlı planda dolgu alanına bitişik ve kıyıya paralel 15 m genişliğinde geçirilen yolun sadece bir veya iki noktadan Yalova-İzmit yoluna bağlanacağının düşünüldüğü, tersane ve ek tesislerinin yakınındaki yerleşim yerlerinin mekansal yapısı üzerinde olumsuz bir etki yapılmasını önleyecek olan tersane tesislerinin yakınındaki yerleşim yerlerinin servis yolu konumundaki bu yolun geri sahadaki yollarla bir bağlantısının bulunmadığı, Yalova-İzmit yoluna bağlantı yolunun da yerleşim yerleri içinden geçemeyeceği, iki baştan, sadece giriş ve çıkış olarak sağlanacağı, aynı zamanda İstanbul-Bursa otoyolu güzergahının Dilburun-Karaburun arasında körfezi geçtikten sonra faaliyet alanının çok yakınından geçtiği, buna göre Karayolları Genel Müdürlüğü otoyolun projelerini yaparken, bölgenin ulaşım planını yeniden gözden geçireceği, bu durumun Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görüşü olarak kısmen dosyada belirtildiği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 23.09.2004 tarihli yazısında, "Belirtilen dolgu malzemesinin taşınması sırasında geri sahadaki tarım arazilerine zarar verilmemesi için gerekli önlemler alınmak koşuluyla; tersane alanı 15 km'lik yol ve yeşil alanla tarım alanlarından ayrıldığı için ve tersane alanından kara yönünde 15 km'lik yolun dışında kalan eğim farkından dolayı herhangi bir dere akıntısı ve sıvı atık verilemeyeceği için ulaşım bakımından tersane alanının tarım alanlarına ve Hersek Deltasına olumsuz bir etkisinin sözkonusu olmayacaktır." denildiği, kıyı kenar çizgisinin kara tarafından kalan kısmındaki toprak kullanım sınıfının A 3.1, A 4.1, IIw, IIIw, VIII şeklinde guruplandırılabildiği, arazinin hemen hemen düz eğimli ve deniz seviyesine yakın olması nedeniyle hem drenaj problemi hem de tuzlama sorunu olduğu, dolayısıyla kıyı kenar çizgisinden belli bir mesafede bulunan toprakların tarıma elverişli olmadığı, gerek dolgu alanı, gerekse de geri planda kullanılacak olan alanların tarımsal alan olarak kayıp sayılmayacağı, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar hakkındaki sözleşmenin ( RAMSAR SÖZLEŞMESİ) uygulanmasına yönelik olarak "Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'ni" çıkardığı, bu yönetmeliğin "Ramsar Sözleşmesi" çerçevesinde sulak alanlarla, ulusal sulak alanları kapsadığı, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde 135 sulak alan ilan edildiği, Hersek Gölü ve Deltasının bu liste de yer almadığı, ayrıca, yönetmeliği yayımlayan ve uygulamasından sorumlu olan Çevre ve Orman Bakanlığı'nca dava konusu faaliyet alanı için hazırlanmış olan iki adet ÇED Raporuna ÇED olumlu belgesi verildiği, gerçekte Hersek Gölü ve Hersek Deltasının faaliyet alanından yeteri kadar uzakta olduğu için dolgu alanı, tersane inşaları ve yan sanayi tesislerinden etkilenmeyeceği, İzmit Körfezi'nin en kirli kısmının Dilovası sahilleri ve Dil Deresi'nin körfeze döküldüğü sahil şeridi olduğu, bu kısmın dava konusu alanın hemen karşısında olup akıntılarla tersane amaçlı dolgu alanına doğru taşındığı, dolgu alanında yapılan ölçümlerde civa ve diğer ağır metal konsantrasyonlarının limitlerin üstünde bulunduğu, civa besin zinciri'ne girerek insana kadar ulaşan son derece tehlikeli bir ağır metal olduğundan bu derece kirlenmiş bir su yatağının "Su ürünleri istihsal sahası" olarak düşünülmesinin mümkün olmadığı, Yalak Dere'nin su ürünleri istihsal sahası olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi denize açıldığı nokta ve yakınlarında her hangi bir içme ve kullanma suyu temininin söz konusu olmadığı, deprem kuşağı ve fay hattı konusunda "İmar Planına Esas Jeolojik-Jeomorfolojik Etüt Raporu"nun hazırlandığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü elemanlarınca incelenip uygun bulunarak 20.06.2005 tarihinde onaylandığı, adı geçen raporun incelenmesinden getirdiği önlemler açısından yeterli olduğu sonucuna ulaşıldığı, 1999 depreminden sonra Marmara Fay sisteminin yerli ve yabancı pek çok bilimsel kuruluş ve bilim adamı tarafından incelendiği, bu incelemelerde Hersek Deltası üzerinde fay kırılması olmadığı, fayın Hersek'te batıya doğru iki kola ayrılarak gittiği, ancak bu durumun Altınova'da ki deprem tehlikesine etki edecek bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin vurgulandığı, bu incelemelerden de anlaşılacağı gibi önlemlerin alınması şartıyla tersane inşasına fay hattının engel teşkil etmeyeceği, Tersane alanı ve deniz dolgusunun çevresel, ekonomik ve denize olan etkilerinin Çevre ve Orman Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirilmesi ve Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından 08.08.2005 tarihinde onanmış olan ÇED Raporunda ayrıntılı bir şekilde incelendiği, ÇED Raporunun değerlendirilmesi sonucu "Çevresel Etki değerlendirilmesi Olumlu" kararı verildiği, raporun, yönetmeliklere, gerekli kurum ve kuruluşların görüşlerine ve halkın katılım toplantısı prosedürüne göre uygun olarak hazırlanmış olup rapordaki inceleme ve bulguların heyetlerince de uygun bulunduğu, gerekli duyarlılığın gösterilmesi durumunda gemi sanayinin ve denizcilik sektörünün geliştirilmesinin çevre ya da doğal kaynaklar ile bir karşıtlık içermediği, gemi tersanelerinin bacasız sanayiler olduğu, boya vb. işlemler kapalı atölyelerde yapılacağından atmosferin kirlenmeyeceği, bu nedenle arkada kalan meskun bölgelerle, tarım alanlarının etkilenmeyeceği,körfeze herhangi bir atık deşarj edilmeyeceği, sonuçta, dava konusu imar planının mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan alanı içerisinde kalan yerde yapılacak olan faaliyetlerin ülke ekonomisi, sürdürülebilir kalkınma, istihdam ve AB standartlarının yakalanması açısından kamu yararına uygun bulunduğu, kurulması amaçlanan tersane-çekek-yat yerlerinin kıyı bandı açısından yerinin ve konumunun uygun bulunduğu, bölge ve yakınındaki yerleşim yerlerinin mekansal yapısı, geri sahalardaki yol bağlantıları üzerine herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığı, yol bağlantılarının yeterli olduğu, tersane alanı ve yapılacak dolgunun çevreye, denize, ekolojik dengeye ÇED raporunda ve dolgu imar planlarındaki plan notlarına uyulması kaydıyla herhangi bir zararının olmayacağı, Deprem Yönetmeliği'ne uyularak yapılacak olması nedeniyle deprem yönünden de bir sorun yaratmayacağı, tarımsal alanlar ve Hersek Deltası üzerine herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir
Dava konusu işlemle, 28.4.2005 onaylı, 27.4.2006 onaylı ve 25.5.2007 onaylı dolgu imar planlarının herhangi bir değişiklik yapılmadan bütünleştirilerek onaylanması nedeniyle söz konusu planlara karşı açılan davalarda yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar bu dosyanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın çözümü için de karar vermeye yeterli görülmüştür.
Yukarıda içeriği yazılı rapor ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan 3621 sayılı Yasaya, gemicilik ve sanayiye katkısı açısından kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 2575 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine 28.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.