T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas  No   : 2009/10357 

18.07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin; Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresinin dört yıl olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin ve Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin yürütmesinin durdurulması; 27. maddesinin 1. fıkrasının ve ve aynı maddenin 4. fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi hakkında.

 

         Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Türk Jinekoloji ve Obstetrik                                                                      Derneği Başkanlığı

                Vekili                     :  Av.

                Davalılar               : 1- Başbakanlık

                                                 2- Sağlık Bakanlığı

                Davanın Özeti   : 18.07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrasının, aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; Ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresinin, Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresinin dört yıl olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin, Ek-3 sayılı çizelgenin 32. ve 37. satırlarının; genel olarak Yönetmeliğin Ek Çizelgelerinde yan dal ve ana dalların düzenlenmesi ile ilgili olarak bir yöntem sorunu olduğu ve bilimsel bir temel olmadan bu düzenlemenin yapıldığı, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının geniş bir uygulama alanı olduğu ve bu alanın beş yıl olan uzmanlık eğitimi süresinin dört yıla düşürülmesinin kamu yararına aykırı olduğu, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının uygulamada dört alt dalı bulunmasına karşın bu hususun yan dallar düzenlenirken dikkate alınmadığı, tüm dünyada kabul gören Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplininin Ek-3 sayılı çizelgede yan dal olarak yer almamasının bilimsel gerçeklik ile bağdaşmadığı ileri sürülerek  iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

                Savunmaların Özeti           :Usul hukukuna ilişkin olarak dava dilekçesinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği ve daha önceki dilekçe ret kararı uyarınca davanın usul yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak;Yönetmeliğin bir bütün olarak; yargı kararlarının gözetilmesi, ilgili bilim çevrelerinden görüş alınması, dünyadaki uygulamanın izlenmesi ve bilimsel gerekliliklerin  ön plana alınması suretiyle düzenlendiği, Yönetmeliğin hazırlanmasında görev alan Kurul üyelerinin uzmanlık eğitimi veren kurumlar bazında temsil ilkesi esas alınarak belirlendiği, tek tek uzmanlık alanı gözetilerek Kurul oluşturulmasının fiilen mümkün olmadığı, bunun bir eksiklik olarak nitelenemeyeceği, ayrıca Kurul'un konusunda uzman kişilerden oluşacak alt komisyonlar ile bu konuda gerekli bilimsel çalışmalar yapmasının mümkün olduğu, ana dal - yan dal belirlenmesine ilişkin hukuki durumun 1219 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat ile idarelere tanınmış yetki alanında ve takdir hakkı kapsamında olduğu ve bu bağlamda Yönetmeliğin, ek çizelgelerinde  ve geçici maddelerinde yer alan hükümler de dahil olmak üzere ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ve tıp alanındaki gelişmelere paralel olarak düzenlendiği ve ayrıca ülkenin şartları gözetilerek Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplininin yan dal olarak devamına gerek görülmediği ve kanser vakalarında yaşanan artış nedeniyle Jinekolojik Onkoloji Cerrahisine yan dal olarak yer verildiği belirtilerek yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

                Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi : 1219 sayılı hükümleri ile verilen yetki uyarınca, mevzuat düzenleme tekniğine uygun olarak tıpta uzmanlık ana dal ve yan dallar ile bunlara ilişkin eğitim sürelerini ayrıntılı olarak gösteren ekli çizelgelere göndermede bulunan ve yan dal eğitiminin içeriğine uygun bir biçimde düzenleme içeren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrası ile aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve bu düzenlemeler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının eğitim süresinin beş yıldan dört yıla düşürülmesine ilişkin düzenleme ile Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplininin dava konusu düzenlemede yer almamasına ilişkin düzenlemeyi, hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak bilimsel gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının eğitim süresini dört yıl olarak belirleyen düzenleme ile Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine yer verilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu düzenlemeler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulünün gerekeceği düşünülmektedir.

                Danıştay Savcısı ... Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

                Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

                2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.

        Uyuşmazlık;18.07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrasının, aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; Ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresinin, Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresinin dört yıl olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin, Ek-3 sayılı çizelgenin 32. ve 37. satırlarının iptali isteminden doğmuştur.

        Anayasanın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri düzenlenmiştir.

                 14.4.1928 gün ve 938 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Yasanın, 04/04/2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 5614 sayılı Yasanın 4.maddesi ile değiştirilen 9. maddesi hükmüyle Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde Tıpta Uzmanlık Kurulu ihdas edilmiştir. Maddenin son fıkrasında;"Kurulun çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlarla ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir" hükmü yer almaktadır.

                1219 sayılı Yasanın, 5614 sayılı Yasa yayımlanmadan önce yürürlükte bulunan ve  1219 sayılı Yasanın ihdas edildiği tarihten anılan değişiklik yürürlüğe girene kadar değiştirilmemiş olan 9. maddesinde; "İhtısas vesikalarının sureti ahzi ve bu hususta mer'i olması lazım gelen kavait işbu kanunun tarihi meriyetinden sonra Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tanzim edilecek bir nizamname ile tayin olunur" hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca  Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan tüzükler ile tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

        Günümüze kadar anılan madde hükmüne dayanılarak; 1929 yılında Tababet ve İhtisas Vesikaları Hakkında Nizamname, 1947 yılında Tababet Uzmanlık Belgeleri Tüzüğü,1956 yılında Tababet İhtisas Nizamnamesi, 1961 yılında Tababet İhtisas Tüzüğü,1962 yılında Tababet Uzmanlık Tüzüğü,1973 yılında Tababet Uzmanlık Tüzüğü, 2002 yılında ise Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ve son olarak dava konusu edilen düzenlemeyi içeren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği 18.7.2009 gününde  1219 sayılı Yasanın 5614 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yayımlanarak yürürlüğe girmiş, tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemiştir.

                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin birden fazla hükmü dava konusu edildiğinden, bu düzenlemelere ilişkin hukuki irdeleme ayrı ayrı yapılacaktır. 

                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrasının, aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresinin incelenmesi;

                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin "uzmanlık ana ve yan dalları ile eğitim süreleri ve rotasyonlar" başlığını taşıyan 27. maddesinin 1. fıkrasında;  "Tıpta uzmanlık ana ve yan dalları ve bunların eğitim süreleri Ek-1,Ek-2 ve Ek-3 sayılı çizelgelerde gösterilmiştir, hükmüne yer verilmiştir.

                 Yukarıda yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Yasanın 9. maddesi uyarınca, ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili  usul ve esasların Sağlık Bakanlığınca hazırlanacak olan (dava konusu) Yönetmelikle düzenleneceği açıktır. Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde yasalardan sonra gelen yönetmelikler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve yasa hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisinde ki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.

                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27. maddesinin birinci fıkrası, tıpta uzmanlık ana ve yan dalları ile bunlara ilişkin eğitim sürelerini ayrıntılı olarak gösteren ekli çizelgelere göndermede bulunan bir düzenleme içermektedir. Başlı başına hukuksal etkisi bulunmamakla birlikte mevzuat düzenleme tekniğine uygunluk bağlamında Yönetmelikte bulunması gerekli bir nitelik taşıdığından, anılan düzenlemede hukuka ve mevzuat düzenleme tekniğine aykırılık görülmemiştir.

                Diğer taraftan;  27.maddenin 4. fıkrasında,  iptal istemine konu olan; "yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir", hükmü yer almaktadır.

                Bu düzenleme, yan dal ile ana dal arasındaki bilimsel ilişkinin bir yansıması olup, yan dal eğitiminin ana dalda edinilmiş bilgiler üzerine örülebileceği gerçeğinin yasal aktarımıdır. Gerçekten de yan dal eğitimi, gerek süreç ve gerekse bilimsel akış bakımından, ana dal üzerine kurgulanabilecek bir disiplindir.

                 Herhangi bir yan dalda,  başka ana dalları bitirenlere de uzmanlık eğitimi olanağı tanımak ise, gerekli bilgi düzlemine dayanmayan uzmanlıklara etken olabilir. Bu olgu bilimsel yeterlilikle çeliştiği gibi, ayrı ayrı dallar ile oluşturulan yöntemden uzaklaşılması sonucunu doğuracaktır. Bu durumun karışıklıklara ve yetersizliklere ortam hazırlayacağı kuşkusuzdur.

                Ayrıca, yukarıda sayılan ve bugüne kadar tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin esas ve usulleri belirleyen tüzüklerde de yan dal eğitimi veya ileri ihtisas şeklinde belirlenen uzmanlık eğitimi ilgili ana dal uzmanlarının devam edebileceği bir uzmanlık eğitimi olarak belirlenmiştir.

                Bu bilgiler ışığında; belli bir tıp alanında uzmanlık eğitimi alan tabiplerin, kendi uzmanlık alanlarında bulunan görece daha dar kapsamlı bir konuda derinleşmesini ifade eden yan dal eğitiminin  yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarınca görülmesi gerektiği açık olup, bu yönde yapılan düzenleme; 1219 sayılı Yasa ve bugüne kadar tıpta uzmanlık eğitimi konusunda yayımlanmış olan tüzükler ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun düşmekte ve bu  hükümlerin doğal bir sonucu olmaktadır.

                 Bu durumda; 1219 sayılı hükümleri ile verilen yetki uyarınca, mevzuat düzenleme tekniğine uygun olarak tıpta uzmanlık ana ve yan dalları ile bunlara ilişkin eğitim sürelerini ayrıntılı olarak gösteren ekli çizelgelere göndermede bulunan ve yan dal eğitiminin içeriğine uygun bir biçimde düzenleme yapan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrası ile aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresinin dört yıl olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin ve Ek-3 sayılı çizelgenin 32. ve 37. satırlarının incelenmesi;

                Dava dilekçesinde; Ek-3 sayılı çizelgenin 32. ve 37. satırları ile ilgili ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri, Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalına bağlı bir yan dal olarak yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemeye yönelik olduğundan, Ek-3 sayılı çizelgenin 32. ve 37. satırları ile ilgili hukuki irdeleme,Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine yer verilmemesine ilişkin hukuki duruma hasren yapılacaktır.

                Tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin ilk düzenlemenin yapıldığı 1929 yılından bu yana yayımlanan tüm idari düzenlemelerde yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık ana dalı, 2002 yılına dek yayımlanan tüm Tüzüklerde 4 yıllık bir ana dal olarak varlığını korumuş, 2002 yılından yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde yine bir ana dal olarak yer almış ve eğitim süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Ayrıca 2002 yılından önce yayımlanan tüzüklerde, Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı için bir yan dal veya ileri ihtisas öngörülmemişken, 2002 yılında yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplini ile Perinatoloji disiplini Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalına bağlı yan dallar olarak düzenlenmiştir. 2009 yılında yayımlanan dava konusu Yönetmelikte ise; Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık ana dalının eğitim süresi 4 yıl olarak belirlenmiş ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi disiplini ile Perinatoloji disiplini bu ana dala bağlı yan dallar olarak düzenlenmiştir.Bu süreçten açıkça anlaşıldığı üzere 1929 yılından bu yana yayımlanan tüm idari düzenlemelerde yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık ana dalı, bu bilim alanında yaşanan gelişim sürecinde, yan dal alanları edinmiş ve eğitim süresi beş yıla kadar uzatılmıştır.

                İdarelerin tesis ettikleri işlemlerin (bireysel-düzenleyici) unsurlarından olan sebep unsuru idareyi işlem yapmaya iten hukuki neden, bir başka ifadeyle;tüm idari işlemlerde olduğu gibi işlemle gerçekleştirilmeye çalışılan kamu yararına dayanan hukuki, somut durumdur. İdari işlemin sebep ögesindeki hukuka aykırılık işlem yargı mercii önüne getirildiğinde resen dikkate alınacaktır.

                 Bu bağlamda; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda  doğru  ve  anlamlı  olgular  ortaya  koymaya  ve  denetim  yapmaya  zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

                Ayrıca idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek  bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesi ve sürekli uygulamalar ile hukuki istikrarı tesis ederek buna uyması gerekmektedir. İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki ise de; bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve yeni düzenlemede yapılan alanda, bu duruma temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulması şarttır.

                Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlık yukarıda belirtilen temel hukuki ilkelerle birlikte ele alınınca; ülkemizdeki tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin tüm idari düzenlemelerde yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının eğitim süresinin beş yıldan dört yıla düşürülmesine ilişkin düzenleme ile 2002 yılında yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde yan dal olarak yer verilen Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplininin dava konusu düzenlemede yer almamasına ilişkin hukuki durumun, salt bu konuda idarenin yetkili olması ve takdir hakkına sahip bulunması gibi kavramlarla açıklanamayacağı tartışmasız olduğundan, bu düzenlemenin, kendisini hukuka uygun kılacak bilimsel gerekçelere dayanması gerektiği açıktır. Aksi, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını yukarıda belirtilen ilkelere ve dolayısıyla hukuka uygun kullanmadığı anlamına gelecektir.

                Davalı idarelerce,düzenlemelerin; uzun çalışmalar neticesinde, bilimsel çevrelerden görüş alınarak ülkemiz ihtiyaçları ve gelişmiş ülkelerin uygulamaları gözetilerek uzman kişilerce yapıldığı ve  tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin olarak ana dal ve yan dal belirlemek konusunda takdir hakkı ve yetkisinin uhdelerinde olduğu ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanıldığı ileri sürülmüştür. Ancak; bu iddiaları destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına temel teşkil eden bir bilimsel çalışmanın ya da raporun bulunmadığı; Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının eğitim süresinin beş yıldan dört yıla düşürülmesi ile Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine bir yan dal olarak ihtiyaç duyulmaması yönündeki akademik gerekliliği ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösterecek bilgi ve belgelerin sunulamadığı görülmektedir.

                 Kaldı ki, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin, "Tıpta Uzmanlık Kurulu" başlıklı 6.maddesinin 8.fıkrasında; Tıpta Uzmanlık Kurulu kararlarının ve varsa karşı oyların, karar tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde gerekçeleri ile birlikte yazılarak imzalanacağı ve sekreteryaya bildirileceği belirtilmiştir.

                Ayrıca Yönetmeliğin "Kurulun Görevleri" başlıklı 7.maddesinde de;  Kurulun görev alanlarıyla ilgili konularda çalışmalar yapmak ve görüş hazırlamak üzere, görev süresini ve üye sayısını belirlediği geçici komisyonlar kurmak hükmüne yer verilmiştir.

                Ancak davalı idarelerce yukarıda alıntısı yapılan düzenlemelere uygun olarak; Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin hazırlanmasına ilişkin Kurul kararlarının ve karşı oyların gerekçesini içeren belgelerin ve ayrıca bilimsel konularda yardımcı olmak üzere alt komisyonlar oluşturulduğuna ve bu alt komisyonların çalışmalarının Yönetmeliğin hazırlanmasına ışık tuttuğuna ilişkin savunmaya esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı idarelerce daha önce de sunulan 6-7 Mayıs 2009 tarihlerine ilişkin Tıpta Uzmanlık Kurulu Toplantı tutanaklarında, yalnızca Yönetmelik taslağına yer verilmiş ve bazı Kurul üyelerinin ve bazı dernek ve kurumların Yönetmeliğe karşı, ayrışık görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından savunma dilekçesine ek olarak Dünya Sağlık Örgütünün 2005 Dünya Sağlık Raporu sunulmuş ise de; bu raporun ana dal ve yan dalların düzenlemesine ilişkin bir veri niteliğinde olmadığı açıktır. Dolayısıyla davalı idarelerin; Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde öngörülen şekilde bilimsel çalışmaların yapıldığını ortaya koyamadığı açık olduğundan, bilgi ve belge ile desteklenmeyen iddialarına itibar etmek mümkün değildir.

                Bu açıklamalar ışığında; Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalının eğitim süresinin beş yıldan dört yıla düşürülmesine ilişkin düzenleme Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplininin dava konusu düzenlemede yer almamasına ilişkin düzenlemeyi, hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak bilimsel gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin; Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresini dört yıl olarak belirleyen düzenleme ile Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine yer verilmemesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

                Bu nedenlerle, hukuka aykırı oldukları belirlenen bu düzenlemelerin, uzman olacak hekimlerin eğitim süresi ve yan dallar konusunda belirleme yapması ve bunun eğitim kurumlarında uygulamaya konulacağı dikkate alındığında, giderilmesi güç veya olanaksız zararlar doğuracağı da açıktır.

                Açıklanan nedenlerle, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 27.maddesinin 1.fıkrasının ve aynı maddenin 4.fıkrasında yer alan "Yan dal uzmanlık eğitimi; ek-3 sayılı çizelgede yer alan yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarının görebileceği uzmanlık eğitimidir" ibaresi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından bu düzenlemeler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine; Ek-1 sayılı çizelgesinin 24. sırasında yer alan Kadın Hastalıkları ve Doğum ana dalı uzmanlık eğitimi süresinin dört yıl olarak belirlenmesine ilişkin düzenleme ve Ek-3 sayılı çizelgede Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite disiplinine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden 2577 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemeler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne 19.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.